Akame Ga Kill! anime incelemesi

Akame Ga Kill!, Japonca ismi ile Akame Ga Kiru!, çıktığı günden itibaren çok konuşulan bir seridir. İlk olarak 2010 yılında Gangan Joker dergisi ile yayımlanmaya başlanan manga, 2016 yılında son bulmuş ve toplam 15 ciltten oluşan bir seri haline gelmiştir. Yazarı Takahiro, çizeri ise Tetsuya Tashiro olan manganın, anime dizisine dönüşmesi 2014 yılında olmuştur. 24 bölümden oluşan anime 7 Temmuz – 15 Aralık 2014 tarihlerinde yayınlanmıştır. Mangası dilimize çevrilmemiş olsa bile animesi ülkemizde çok popüler olan bu seriyi Netflix‘ten izleyebilirsiniz!

Serinin ayrıca Akame Ga Kill! Zero isimli yan serisi bulunmaktadır. 2013 yılında yayımlanmaya başlanan ve hâlâ devam eden bu manga serisi henüz 7 ciltten oluşmakta. Umarım animesi de gelir!

Akame Ga Kill Konusu

900 yıl önce yapılmış İmparatorluk Silahı isminde 48 tane silah vardır. Bu silahlar sahipleriyle bir uyum içerisinde olarak çok güçlü savaş aletleri haline gelirler. Fakat bu silahların yarısı kayıptır. Çünkü krallıkta kullanılan silahların kötü amaçlı oldukları anlaşılarak bir grup insan krallığa karşı çıkmak için hazırlık yapmaktadırlar.

İnsanların zevkine öldürüldüğü, haksızlıkların yapıldığı bir yönetim söz konusu olan bu ülkede, Tatsumi isimli karakter üzerinden hikaye başlar. Tatsumi yaşadığı köyden ayrılarak şehirde yaşamak isteyen bir gençtir. Beraber yola çıktığı iki arkadaşının öldüğü gün Night Raid grubuyla tanışır.

Night Raid, şehirdeki işleri düzeltmeye ve adaleti sağlamaya çalışan bir gruptur. Büyük hedefleri Kralı tahttan indirmek olsa da önlerine çıkacak daha birçok kişi vardır. Gece vakti işlerini halleden Night Raid, İmparatorluk Silahı olan bir grup insandan oluşmaktadır. Kral Night Raid’i fark ettiğinde ise ülkedeki en güçlü general olan Esdeath’in başlarında olduğu bir ordu kurar. Esdeath ve ordusunun da İmparatorluk Silahları vardır. İki grup zaman zaman karşı karşıya gelse de unutulmaması gereken bir şey vardır ki: İmparatorluk Silahları karşı karşıya geldiğinde mutlaka birinin ölmesi gerektiğidir.

Tabii ki olaylar bu kadarla kalmıyor. Esdeath’in Tatsumi’ye olan tutkusu olsun, Akame’nin kız kardeşinin Esdeath’in takımında olması olsun… Olaylar bitmiyor ve heyecanla biten bölümün arkasından hemen diğerini izliyorsunuz. Aksiyon severlerin hiç tereddüt etmeden başlayabileceğini söyleyebilirim. Hatta o kadar güzel ki, herkese öneriyorum!

Karakter tanıtımı

Akame

Tüm Night Raid üyelerinin beraber yaşadığı gözlerden uzak evdeyken Akame çok sessiz sakin biri. İçinde hep bir şeyler saklıyor. Kız kardeşinin acısı, krallıktaki düzensizlikten intikam almak istemesi gibi. Ama iş yemek yemeğe geldiğinde bir canavar! Bir de savaşmaya geldiğinde tabii. Savaşırken önüne kimse geçemiyor. Zehirli bir kılıç olan İmparatorluk Silahı ile harikalar yaratıyor. Ben de dahil çoğu kişinin favori karakterlerinden olmasına şaşmamak gerek.

Tatsumi

Bir İmparatorluk Silahına sonradan uyum sağlamasından tutun savaşlardaki deneyimsizliğine kadar aslında ne kadar tutkulu olduğu gösteriyor. İçindeki iyilik ve adaleti yayma duygusu sayesinde henüz şehre yeni gelmiş ve savaş deneyimi olmamasına rağmen çok iyi şeyler başardı. Becerikli olduğu kadar çok zeki olduğu için zor durumlardan kurtulabilmesi de harikaydı. Hikaye Tatsumi üzerinden başlıyor ve sanki başrol Tatsumi’ymiş gibi ilerliyor, Akame sırlarla dolu olduğu için anime biraz daha Tatsumi odaklı gözükebilir.

Leone

Her karakterin İmparatorluk Silahı ayrı olduğu gibi huyları da ayrı olduğu için çok renkli bir anime aslında. Ve her karakter de ayrı bir güzel.

Leone ise elleriyle savaşan biri olarak Kaplan Kız diye anılabilir.

Mine

Bedeni minicik olup küçük bir kız gibi gözükürken boyundan büyük bir silahla her yeri yakıp yıkabilir Mine. Sinirleri hemen tepesine çıkabilir ayrıca. Bu yönüyle Toradora animesindeki Taiga’ya çok benzetirdim. Mine de güzel bir karakterdir.

Lubbock

İmparatorluk Silahından çıkan iplerle her şeyi yapabilir. İplere hükmediyor da denebilir! Ayrıca biraz da çapkın.. Sürekli neşeli oluşuyla animeye renk katıyor.

Esdeath

Esdeath hem çok sinir bozan bir karakter hem de çok zeki. Düşmanın da zeki olması animeyi daha keyifli hale getiriyor bu açıdan harikaydı. Ama huylarının hoş olduğu söylenemez. Yine de güçlü bir karşılaşma izlediğimiz için mutluyum.

Animenin güzel bir yanı uzatıp sıkmamalarıydı ama bu kadar sağlam karakterleri olan bir animenin de hızlı bitmesi üzücüydü. Çünkü olaylar çabuk ilerliyordu ve karakterin kim olduğuna bakılmaksızın ölebiliyordu. Gelip geçen bir sürü karakter oldu, onun için bu kadar karakter tanıtımının yeterli olacağını düşünüyorum.

Mutlaka izlemeniz gerektiğini tekrar hatırlatıyor, bu inceleme yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Bir sonraki yazılarda görüşmek üzere!

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Posts